Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun 02.06.2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan İlke Kararı ile, çalışanların mesai takibinde biyometrik veri kullanımının kişisel verilerin korunması mevzuatına uygun kabul edilmeyeceği yönünde önemli bir karar alınmıştır.
Kurum kararı ile;
- Parmak izi,
- Yüz tanıma,
- İris/retina taraması,
- Benzeri biyometrik tanımlama sistemleri
kullanılarak yapılan mesai takibi uygulamalarının, veri işlemede ölçülülük ve gereklilik şartını sağlamadığı vurgulanmıştır.
İş Kanunu’nda çalışma sürelerinin takip edilmesi zorunlu ise de, bu takibin biyometrik sistemlerle yapılmasını zorunlu kılan bir yasal düzenleme bulunmadığı, Kartlı geçiş, PIN sistemi, RFID kart,imza çizelgesi gibi alternatif yöntemlerin kullanılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Karar gereğince,
-işyerlerinde kullanılan biyometrik puantaj ve giriş-çıkış sistemlerinin KVKK açısından hukuka uygun sayılmayacağını,
-olası bir çalışan şikayeti sonucu ve/veya re’sen denetim halinde, kişisel verilerin korunması mevzuatına aykırılıktan ötürü gerek yüksek idari para cezası (256.357TL’den 17.092.242TL’ye kadar) gerekse Türk Ceza Kanunu kapsamında cezai yaptırımların doğma riskinin bulunduğunu,
-biyometrik veri işlenmesi halinde, Çalışanların bu uygulamayı iş sözleşmesinin haklı fesih sebebi yahut psikolojik baskı/mobbing iddialarının dayanağı olarak kullanma riskinin bulunduğunu bildiririz.
Bu nedenle, mevcutta var ise biyometrik veri kaydı içeren mevcut uygulamalar yerine, Kurul’un uygun gördüğü alternatif mesai takip sistemlerine geçiş yönünde ivedilikle planlama yapılmasını hukuken tavsiye ederiz.